• Hasan Mert Bozdoğan

SAVAŞ SANATÇISININ OLMAZSA OLMAZLARI

Bir Savaş Sanatları yolcusunun/çalışanının/öğrencisinin, savaşçının ya da savaş sanatçısının olmazsa olmazları oldukça geniş bir konu aslında…


Üzerine kodlar biçilmiş, kriterler sıralanmış, kitaplar ve makaleler yazılmış, filmler çevrilmiş bir tanımlama; Savaşçının olmazsa olmazları ya da bir Savaşçının Erdemleri.


Savaş Sanatçılarının ya da Do Sanatları ve/veya Do Sporlarını derinlemesine çalışanların çoğunlukla Japonların Bushido (武士道) felsefesiyle tanımlayıp açıkladıkları, kelime karşılığı olarak; Savaşçının Yolu olarak Türkçe diline çevirebileceğimiz bir kavram bu makale konumuzun temelinde yatan tanım. Sizler için öncelikle Bushido Felsefesi’ne değinmeye çalışacak ve sonrasında da bana göre günümüzde bir Savaş Sanatçısının olmazsa olmaz erdemlerinden bahsetmeye çalışacağım.


Öncelikle bir Savaş Sanatçısı ya da Savaşçının erdemlerine, kadim Savaş Sanatları açısından bakacak olursak, Bushido Felsefesi’ni açıklayarak söze başlamanın faydalı olacağı inancındayım. Bu makalemde detaylarına çok ta girmeden bahsedeceğim bu konunun biraz daha detaylı hali için; bu konu hakkında daha önceden Aikido Bozdoğan Blog’ta kaleme aldığım; “Samurayın Yolu” isimli makaleme https://www.aikidobozdogan.com/post/bushido

göz atabilirsiniz. 

Bushido; Japonca iki kanjiden oluşmaktadır. Bushi; asker, savaşçı ve do; yol anlamlarındadır. Bushido kavramı ve onun erdemlerini içeren Bushido Kodu, genellikle efsanevi Japon Savaşçıları olan Japon Samuraylarının (侍) yaşam tarzı ya da yaşam kodları olarak tanımlanmaktadır. Samuraylığın başlamasından Meiji Restorasyonu (Meiji Devrimi) dönemine dek Samurayların hayat yolculuklarını şekillendiren Bushido, Meiji Devrimi sonrasında bir nevi Japonların milli kodu haline dönüşmüştür.



Erdemli ve onurlu bir yaşamın sembolü olan Bushido çeşitli erdemleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu erdemler;


Gi; ahlaklılık, doğruluk, adalet

Yuu; yiğitlik, cesaret, kahramanlık

Jin; fazilet, iyilik, cömertlik, insaniyet, hayırseverlik

Rei; şükran, minnettarlık

Makoto; samimiyet, dürüstlük, doğruluk, sadakat

Meiyo; onur, şeref

Chuugi; bağlılık, fedakarlık

Jisei; öz kontrol


-Bu erdemler bazı kaynaklarda yedi kod ile, bazı kaynaklar da ise sekiz kod ile açıklanmaktadır. Sekizinci kod; “Jisei: öz kontroldür” ki bence bu kesinlikle tanımlamanın içinde yer verilmesi gereken bir erdemdir.”-

Japon kökenli Savaş Sanatları (Aikido, Aikijujutsu, Iaido, Iaijutsu, Jo-do, Judo, Karate-do, Kendo, Kenjutsu, Kyudo, Sumo ve adını sıralamayı atlamış olabileceğim diğer Japon Savaş Sanatları.) genellikle varoluşları ve felsefi kodları içerisinde Bushido öğretisine öyle ya da böyle bir şekilde mutlaka yer vermişlerdir. Bu Sanatları öğrencilerine Bushido Felsefesinin kodlarını ve/veya benzerlerini aktarmaya çalışmakta olan Savaş Sanatlarıdır. Çin, Asya ülkeleri ve diğer ülke kökenlerine dayanan Savaş Sanatları, Mücadele Sanatları, Savunma Sporları da öğretilerinde isim olarak Bushido’ya yer vermeseler de, Bushido’nun kodlarının tamamı - bir kısmı - daha fazlası - daha azını öğrencilerine ve çalışanlarına aktarmaya ve kazandırmaya çalışmaktadırlar. Burada yaptığım benzetmenin yanlış anlaşılmasını istemediğimden; anlatmaya çalıştığım şeyin aslında universal ve hepimizce mutlak gerekli olan bu ve benzeri erdemlerin ve/veya daha fazlasının; gerek Japon Savaş Sanatları’nda, gerekse de Asya kökenli ya da Avrupa kökenli sanatlarda mutlak suretle Ustalar ve Eğitmenler tarafından bu yolların yolcuları olan öğrencilere aktarılmaya çalışılmış ve çalışılıyor olmasındandır.


Şüphesiz ki; feslefi bir geçmişe dayanan/dayandırılan hiç bir Savaş Sanatı, Do Sanatı, Do Sporu ya da Savunma Sanatı veya Savunma Sporu (Saldırı Sanatları ve Saldırı Sporları da aynı şekilde) yukarıda sıralanan erdemlerden çok ta uzak değildir.

Peki benim açımdan durum nedir? Bana göre; bir Savaş Sanatçısı ya da Savaş Sanatları eğitmeni, öğrencilerine kazandırmak istediği erdemleri mutlaka kendisinde barındırıyor olmalıdır. Aynı zamanda da bu erdemleri gündelik yaşantısıyle bütünleştirmiş ve kendi hayatını bu şekilde sürdüyor olması onun, bu erdemleri-kodları-kriterleri öğrencilerine aktarmasını kolaylaştıracaktır. Şüphesiz ki öğrencilerimiz bizlerin uygulayamadığımız şeylere uyum sağlamakta, anlayıp uygulamakta zorlanacaklardır.


Şahsen ben Bushido felsefesininin ve Bushido’nun kodlarınının sadece Savaş Sanatçılarının değil, tüm insanların kendilerinde bulundurması gerektirdiğine inanıyorum. Şayet kişi kendisinde bu özelliklere dikkat eder ve buna göre yaşamını idame ettirebilirse; kendisine-ailesine-toplumuna-insanlığa yararlı, üretken, saygılı, anlayışlı, egosunu kontrol edebilen, kendisinin farkında, çevresiyle uyum ve barış içerisinde, ahlak sınırları çerçevesinde, paylaşıma açık, sade ve dolu dolu bir hayat yaşayabilir. Kendi potansiyelini bu erdemler doğrultusunda dışa yansıtabilen bir Savaş Sanatçısının ya da herhangi bir bireyin süreceği hayatın da mutlu ve huzurlu olacağı kanısındayım.


Aikido’nun kurucusu O’Sensei Morihei Ueshiba’nın; “Savaşçının yolu, uyumu tesis etmektir.” sözüyle çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi; bir Savaş Sanatçısı kendisiyle, diğer insanlar ile, çevresiyle ve evren ile kusursuz bir uyum içinde bulunmaya çalışmalıdır. Savaş Sanatçısı gereksiz rekabetlerden ve yarışlardan, egosal zaaflardan uzak durmaya çalışmalı ve karşısına çıkabilecek her türlü durum ile uyum içerisine girerek evrensel barışı korumayı kendisine amaç edinmelidir.


Bir Savaş Sanatçısı ya da Savaş Sanatları öğrencisi gerek antrenmanlarında ve gerekse de hayatında hata yapmaktan korkmak yerine olası hatalarından ders alabilen bir birey olmayı hedeflemelidir. O’Sensei’n de dediği gibi; “Başarısızlık ve hatalar başarının anahtarlarıdır; her hata bize birşeyler öğretir.” Kişi hata yapmama ya da başarısızlık kaygısını üzerinden atabildiği noktada öğrenmeye ve gelişmeye daha açık hale geleceğini ve başarıya daha kolay ulaşabileceğini unutmamalıdır.


Bir Savaş Sanatçısı, kendi kişisel gelişimi için çalışmaya hiç bir koşul ve şart altında da ara vermeden devam etmelidir. Tecrübesi arttıkça, gelişimi sürdükçe, seviyesi yükseldikçe “Ben oldum.” kibrine kapılmadan sürekli araştıran, okuyan, çalışan, uygulayan, izleyen, öğrenen olmayı sürdürmelidir.


“Yaşamın kendisi her daim bir imtihandır. Hayattaki büyük zorluklarla yüzleşebilmek için antrenmanlarınızda kendinizi test etmeli ve sürekli parlatmalısınız.” O’Sensei Morihei Ueshiba.


Bana göre bir Savaş Sanatçısı, öğrencilerine ve kendisini takip edenlere karşı sert değil disiplinli olmalıdır. Öğrencilerine sıkı, yoğun, gerçekçi antrenmanlar yaptırmalı ancak öğrencilerine sert bir mizaçla yaklaşmaktan uzak durmalıdır. Yol’u ve kendisini öğrencisine sevdirebilen bir Savaş Sanatları eğitmeninin, çevresine daha yararlı olabileceği inancındayım.


Savaş Sanatçısı kendisine, yürüdüğü yola ve o yolda kendisini izleyenlere inanmalı ve güvenmelidir. Ardından gelenleri yüzüstü bırakmamak için mücadelesini asla bırakmamalıdır. Daima samimi ve dürüst olmalıdır. Ünlü bir Samuray deyişinde denildiği gibi “Yedi kez düşersek, 8 kez kalkarız.” ı kendisine temel dayanaklardan biri olarak kabul etmelidir.


Bushido

#sendeaikidoyap #aikidobozdogan #aikidobozdoganblog #aikido #aikikai #aikidoaikikai #aikikaiaikido #hombudojo #aikikaihombudojo #japaneselifestyle #keiko #dojo #sensei #aikidoka #senpai #kişiselgelişim #çocuklariçin #çocuklarherşeyedeğer



0 görüntüleme

ETİLER, GÖKTÜRK, ÇEKMEKÖY, SUADİYE

 0533 340 8756 / info@aikidobozdogan.com  

© 2017-2019 Aikido Bozdoğan Grubu