• Hasan Mert Bozdoğan

ÇEVREYE SAYGI KENDİMİZE SAYGIYLA BAŞLAR

Aikido Bozdoğan Blog'ta bu haftaki makalemin konusu “Çevremize Saygı Kendimize Saygıyla Başlar”.


Biz ebeveynler için en büyük zenginliklerin başında evlatlarımız geliyor desem sanırım abartmış olmam. Değil mi? Şüphesiz ki hemen hemen hepimiz çocuklarımızın; özgüvenli, kendine inanan, kendi ayakları üzerlerinde durabilen, saygılı, özdisiplinli, zorlukların üstesinden kendi başlarına gelebilen, başarılı ve mutlu çocuklar olarak gelişip büyümelerini ve hayata atılmalarını görebilmeyi, onlarla gurur duyabilmeyi hedefliyoruz. Bu makalemde bu genel hedeflerden saygı konusuna değinmek ve bu konuya biraz da Aikido açısından bakmak istiyorum.


Başlık belli aslında… Başta kendine, bizlere, ailesine, çevresindeki diğer bireylere ve genel anlamda çevreye saygılı bireyler yetiştirebilmek. Daha doğrusu; çocuklarımızın bu kriterlere sahip olarak büyümelerine ve bu donanıma sahip bireyler olabilmelerine elimizden gelen katkıyı sunabilmek.

Peki ailesine ve çevresine/çevresindekilere saygılı bireyler yetiştirebilmek için yola nasıl çıkmalıyız? Nasıl başlamalıyız?

Bence herşeyin başında, kendisini seven ve sayan bireyler yetiştirmeyi hedefleyerek adımlarımıza başlayabiliriz. Çocuklarımıza verdiğimiz değerin onlar tarafından hissedilmesine, sevildiklerini hissetmelerine çok önem vermeliyiz diye düşünüyorum. Bizim tarafımızdan değerli olduklarına ve sevildiklerine inanan çocuklarımızın; başarılarını takdir ederek, onları ilgileri olan ve merak duydukları alanlarda yüreklendirip teşvik ederek, onlara hayatlarının her anında elimizden gelen tüm desteği koşulsuz sunacağımızı hissettirerek onlara katkıda bulunabiliriz. Bu sayede çocuklarımızın; kendilerini sevmelerine, yaptıkları şeyleri sahiplenebilmelerine ve varlıklarından ötürü kendilerine saygı duymalarına da destek olabiliriz diye düşünüyorum.


Çocuklarımız kendilerini severek ve kendilerine saygı duyarak büyüyüp geliştikçe şüphesiz ki; çevrelerindekileri sevip, çevrelerindekilere saygı duymayı da bilerek büyüyeceklerdir. En azından bu çocuklarımız için daha kolay olabilecektir diye düşünüyorum. Kendi çocuklarıma da şahsen bunu verebilmeye çabalıyorum. Hepimiz biliriz ki; kendisini seven bir bireyin, çevresindekileri sevmesi daha kolay olacaktır. Aynı şekilde yine kendisine saygı duyan bir bireyin de, çevresine/çevresindekilere saygı duyması çok daha kolay, içten ve kalıcı olacaktır. Bence ev ortamlarımızda kurabileceğimiz sağlıklı, karşılıklı güvene dayalı koşulsuz sevgi üzerine kurulu aile bağları ile de saygı ve sevgi algısını/kavramlarını kesinlikle kolaylıkla pekiştirebiliriz. Çocuklarımıza saygı duymak, onlara karşı kibar davranmak, istek ve taleplerimizi saygı çerçevesinde tutmak, onların birer birey olduğunun bilincinde olarak onlara yaklaşmak, onlarda birey algısını oluşturmak için çabalamak, onlarla kaliteli zaman geçirmek, onlara her fırsatta değerli olduklarını ve sevildiklerini söyleyip hissettirmek, onlara sıkça sarılarak sevgimizi hissettirmek ile de yine onların sevgi ve saygı algılarının pekişmesine destek verebiliriz.


Evlerinde aldıkları bu desteklerle okul ortamlarına giren, arkadaş çevrelerine dahil olan, sosyal aktivitelere katılan çocukların; bunlardan kısmen yoksun kalmış akranlarına göre çevreleriyle sevgi ve saygı ilişkilerini oluşturmada daha başarılı olabildikleri de yadsınamaz bir gerçektir.


Peki ya çocuklarımızın katılmak isteyecekleri -ya da onların dahil olmalarını isteyeceğimiz- branşsal aktiviteler, sanat ve spor faaliyetleri saygı kavramının pekişmesine nasıl katkıda bulunabilirler?


Ben bu soruyu; kendi bilgi-birikim-deneyimlerime dayanarak nacizane uzmanlığım diyebileceğim Aikido Sanatı açısından yorumlamak istiyorum…

Aikido öğretisi; karşılıklı saygıyı temel alan, mücadele ve rekabetten uzak, yarışma ortamı olmayan ve bireysel gelişimden ötede birlikte gelişimi hedefleyen bir öğretidir. Aikido derslerimiz, Aikido'nun kurucusuna (O'Sensei Morihei Ueshiba'ya), ders Eğitmenimize/Öğretmenimize (Sensei'mize) ve dersteki arkadaşlarımıza (ast ya da üst farketmeksizin tüm Dojo arkadaşlarımıza) saygımızı ve teşekkürlerimizi ifade ettiğimiz selamlama seramonisi ile başlar ve yine aynı şekilde son bulur. Yine Aikido antrenmanlarında; eşli çalışmalara başlanılması öncesinde ve eşli çalışmanın bitiminde çalışma arkadaşımızı/arkadaşlarımızı selamlayarak ona/onlara saygımızı ve teşekkürlerimizi ifade etmemiz esastır. Aynı şekilde Sensei'miz (Eğitmenimiz/Öğretmenimiz) çalışılacak tekniği gösterdikten sonra da kendisini aynı şekilde selamlayarak saygılarımızı ve teşekkürlerimizi kendisine sunarız.

Eğilerek selam vermeyi öğrenen bir birey şüphesiz ki; karşısındaki bireye/bireylere saygısını göstermeyi ve onlardan kendisine gösterilen saygıyı alçakgönüllülükle kabullenmeyi de zaman içerisnde tecrübe edip bizzat deneyimleyerek öğrenmektedir. Selamlama sırasında, karşınızdaki bireyin sizden alt ya da üst seviyede olmasının pek bir önemi yoktur. Aikido eğitimlerinin yapıldığı Dojo'larda selamlama ritüelleri hem kendinizden eski öğrencilere ve hem de kendinizden yeni olan öğrencilere karşı aynı şekilde yapılmaktadır. (Ufak tefek uygulama farklılıkları okuldan okula oluşabilse de; temelde bir Eğitmen öğrencisine ve bir öğrenci de Eğitmenine aynı saygıyı göstermekle yükümlüdür.) Selamlama sırasında başımızı mindere yaklaştırırak egomuzdan -o anlığına da olsa- sıyrılabilmeyi ve alçak gönüllülükle bize verilen selamı karşılayabilmeyi de öğreniriz. Buna alıştığımız noktada; farklı bireylerle çalışmalar yaptıkça, Dojo'da (eğitim yerinde) bulunan her bir bireye koşulsuz saygı göstermeyi öğreniriz. Kendine saygısını pekiştirebilmiş bireyler bu selamlama konusunda pek sıkıntı yaşamasalar da, kendisine saygısını tam olarak oturtamamış bireyler (tecrübelerimle sabittir ki; çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin bu salt bir gerçektir.) bu selamlama ritüelleri konusunda zaman zaman sıkıntı yaşayabilmektedirler. Bu noktada öğrencinin yapabileceği iki şey vardır. Bunlardan ilki; saygı duymayı öğrenmektir ki, bunu başarabilenler Aikido yolculuklarında kalıcı olan öğrencilerdir. İkinci yol ise bunun bize göre bir öğreti olmadığı inancıyla, Aikido eğitimimizi zorlanmaya başladığımız o noktada bırakmaktır.

Aikido yolculukları boyunca Aikidoka'lar (Aikido öğrencileri); Dojo'ya başladıkları ilk günden itibaren temel görev ve sorumlular -seviyeleri ilerledikçe de, mevcut seviyelerine göre artan görev ve sorumluluklar-üstlenmektedirler/üstlenmekle yükümlüdürler. Seviyesi ilerleyen bir Aikido öğrencisi, kendisini takip eden öğrencilerin kendisine sunması gereken itibar ve saygıyı hissettikçe ve deneyimledikçe de, kendisinden eski olan öğrencilere saygılarını ve şükranlarını daha içten ve net bir şekilde gösterebilmeye başlamaktadırlar. Tüm bu hiyerarşik işleyiş ve düzen içerisinde şüphesiz ki; saygı kavramı olmazsa olmazımızdır.

Bu olmazsa olmazımız ise öncelikle kişi bazlıdır. Kişi bazında bu saygıyı kazanabilen bireyler; Aikido yolculukları boyunca bunu çevrelerine yaymayı/yansıtmayı öğrenirler. Bunu çevrelerine yayabilmeyi başarabilen bireyler ise; bu saygı kavramını hayatlarına entegre etmeyi ve bunu çevrelerine yansıtıp yayabilmeyi öğrenebilirler.

Hepimizin ve tüm çocuklarımızın başta kendimize/kendilerine ve sonra da çevremize/çevrelerine o saygı kavramını yayabilmeleri dileğiyle…

Hepinize sağlık ve saygı dolu günler dilerim.

#sendeaikidoyap #aikidobozdogan #aikidobozdoganblog #aikido #aikikai #aikidoaikikai #aikikaiaikido #hombudojo #aikikaihombudojo #japaneselifestyle #keiko #dojo #sensei #aikidoka #senpai #kişiselgelişim #çocuklariçin

31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör